Japonya Doğa İçin Bir İlke İmza Attı; Karşınızda ”Bitkiye Dönüşen Gazeteler”

The Great Heist: Sanal soygun oyunu!

Peyzaj Nedir? Peyzaj Nasıl yapılır?

Cumhurbaşkanı Talimat Verdi, Cam Filmi Yasağı Kalkıyor mu ?

Esrarengiz Tarsus Kazısı İle İlgili Bilinmeyen Gerçekler ve Görgü Tanıklarının Anlattıkları

İLGİNÇ BİLGİLER 8 Kasım 2017
2.582 views

Mersin’in Tarsus ilçesinde bir evde yaklaşık 1 yıl önce esrarengiz bir kazı başlatıldı. Kazı alanını özel harekat birlikleri koruyor ve MİT kazı ile yakından ilgileniyor. Mersin valisine bile detaylı bilgi verilmeyen ve milletvekillerinin bile alana girişine izin verilmeyen esrarengiz Tarsus kazısı ile ilgili tüm detaylar, bilinmeyenler ve görgü tanıklarının anlattıklarını yazımızda derledik.

 

Günümüzden yaklaşık 5 yıl önce Tarsus Emniyet Müdürlüğü’nde görev yapan polis memuru  Mithat Erdal kendi tabancası ile vurularak şehit oldu. Konu ile ilgili yapılan araştırmada polis memurunun silahını temizlerken ateş alması sonucu öldüğü bilgisi verildi ve dosya kapandı. 4 yıl önce şehit polis memurunun eşinin olayın üzerine gitmesi ile dosya yeniden açıldı ve olayın aslında öyle olmadığı, şehit polisin bir kaçakçılık şebekesini çökertmek üzere şebekeye sızdığı fakat deşifre olması sonucu öldürüldüğü anlaşıldı. Bunun üzerine başlatılan araştırmada şebeke üyeleri yakalanarak şebeke çökertildi. Şebekenin elinde bulunan bir harita ise oldukça ilgi çekiciydi. Çünkü harita çok eski bir hazinenin yerini gösteriyordu ve gösterdiği yer polis memurunun ölü bulunduğu o gizemli evi işaret ediyordu.

Müze müdürlüğü ve Tarsus emniyeti ortak bir çalışma başlatarak definenin bulunması için bölgeyi çembere aldı ve kazı çalışmalarını başlattı. Fakat başlayan çalışmalardan birkaç ay sonra bölgede olağan üstü bir hareketlilik başladı. Konu sıradan bir define olayı değil daha derinlemesine incelenmesi gereken bir olaydı.

İlk olarak sadece evi kapsayan kazı alanı genişletildi ve neredeyse tüm mahalle boşaltılarak koruma önlemleri arttırıldı. İlk başlarda Tarsus emniyet müdürlüğünün korumasında olan alana özel harekat birlikleri sevk edildi ve alana seçilmiş belirli görevliler haricinde kimsenin girişine izin verilmeyeceği açıklandı. Etrafta devriye gezen polis özel harekat ekipleri çembere alınan bölgeye yaklaşmak isteyenleri sert bir şekilde uyararak uzaklaştırdı. Evlerin çatılarında ise keskin nişancılar gece gündüz nöbet tutuyordu.

Tarsus Kazısı Gizemi Başlıyor

Kazı ilerledikçe gizemi daha da artıyordu ve çevre sakinlerinin anlattıklarına göre gizemli bazı olaylar olmaya başlıyordu. Kazı ile ilgili bilgi almak için 13 Kasım 2016’da bölgeye giden CHP milletvekili Aytuğ Atıcı’nın gizlilik sebebiyle bölgeye girişine izin verilmedi. Atıcı bunun üzerine valilik ile iletişime geçti ve bir açıklama yapılmasını istedi. Bu gelişme üzerine valiliğin yaptığı açıklama ise çok ilginç… ‘’Ciddi koruma gerektiren bir durum’’

Valiliğin bu kısa ve net açıklamasının ardından yaşadıklarını anlatan Atıcı şunları söyledi; Bu arkadaşlar polislerin koruduğunu, sokağa kimsenin alınmadığını, keskin nişancıların olduğu ifade etti. Tabii sıradan bir kazı görüntüsü yoktu. Böyle bir intiba uyandığı için, ben de halkında tedirgin olduğunu görünce Tarsus’a geldim. Öncelikle Kaymakam bey ile görüştüm. Kaymakam bey kazıdan haberdar olduğunu ancak çok detaylı bilgisi olmadığını söyledi. Müze müdürü ile görüştük, müze müdürü ise bir kurtarma kazısı için başvuruda bulunduklarını ifade etti. Daha önceki yıllarda bundan 5- 6 yıl kadar önce burada çeşitli kaçak kazıların yapıldığı ve bu kazılar neticesinde de bir kurtarma kazısının gerekli olduğunu ifade etti. Arkasından Vali beyi aradım durum nedir diye. Sayın valimiz de bana burada bir kazı çalışmasının yapıldığını, ancak ciddi koruma gerektiren bir durum olduğunu ifade ettiler. Buradaki görevlilerle konuştuk. ‘Evet, burada bir kazı çalışması var ama bu kazı çalışmasıyla ilgili bir gizlilik kararı var’ dediler. Bu gizlilik kararıyla ilgili bu alana girmemin mümkün olmadığını ifade ettiler. Burada geçmişte yapılmış olan kazılar ve bu kazılar neticesinde işlenen cinayetler olduğunu ifade ettiler. Burada bir kazı çalışması var buradan tarihi bilgiler elde edilecek. Ancak, bu tarihi bilgiler anlaşılıyor ki birçok insanın ilgisini çekmiş, birçok insanın dikkatini çekmiş ve burada cinayetler işlenmiş. Burada bir polisin öldürüldüğü konusu da araştırılıyor. Hatta bu polisin ölümüyle ilgili peş peşe bir takım cinayetlerinde bağlantılı olabileceği söylendi. Kazı önemli bir kazı. Ancak bu kazı anlaşılıyor ki pek çok insanın dikkatini çekmiş ve birçok yaşama mal olacak kadar önemli bir kazı. Ama arkadaşlar bir 10 gün içerisinde buradan daha detaylı bilgi çıkabileceğini ifade ettiler. Ben de halkın temsilcisi olarak insanların endişelerini dile getirdim. Bir an önce buranın sırları neyse çözülmesi ve halka aydınlatıcı bilgiler verilmesi gerektiği konusunda onları uyardım. Benim gözüm burada olacak.” Atıcı’ya 10 gün içinde açıklama yapılacağını söylediler fakat açıklama 1 yıl geçmesine rağmen yapılmadı. Kazı ile ilgili şuanda bile tek bir kelime bilgi edinmek  imkansız. 

Bu esrarengiz kazı yabancı arkeologların ve gizli servislerinin de dikkatini çekmişti. Kazı çalışmalarına birçok Avrupa ülkesinden arkeolog katıldı ve türk arkeologlar ile ortak bir çalışma içine girildi. Konu ile en başından beri yakından ilgilenen uluslar arası gizli servisler MİT ile irtibata geçerek bilgi almaya çalıştı ve bölgede inceleme yapmak istedi. MİT bu isteğe ne cevap verdi bilmiyoruz ama çevrede yaşayan gördü tanıklarının ifadesine göre bölgeye giriş yapan siyah araçlara gece yarıları siyah çantalarla bir şeyler taşındığı ve götürüldüğü görülmüştü.

Ayrıca ilk zamanlarda normal kıyafetler ile çalışan arkeologlar son zamanlarda radyoaktif koruma sağlayan özel kıyafetler ile çalışmalarına devam ediyor, kazı alanından çıkarılan topraklar polislerin eskortluk ettiği kamyonlarla en yakın askeri birliğe taşınıyordu. Ayrıca kazı alanın çok fazla genişletilmişti. Öyle ki artık kazı köstebek denilen büyük bir aletle devam ettiriliyor, altı boşaltılan bazı sokaklarda asfalt ve duvarlar çökmeye başlıyordu.

Yaşanan gelişmeler üzerine valilik tekrar bir açıklama yaptı ve bölgede sadece bir cinayet işlenmediği konu ile ilgili birçok cinayetin işlendiği ve bölgede 10 ayrı kazı olduğu bilgisi verildi. Kazı alanı bölgesine ise bakanlık tarafından resmi olarak ‘’Girişe Yasak Bölge’’ tabelaları asıldı.

Tarsus Kazısı İle İlgili Komplo Teorileri

Böylesine gizli ve açıklama yapılmaksızın yürütülen kazı ile ilgili komplo teorileri de gecikmeden yayılmaya başladı. Halk arasında konuşulanlar, görülenler ve duyulanlar ise bu komplo teorilerinin daha da dillendirilmesine sebep oldu.

İlk komplo teorisi ; ‘’Yer altı şehri bulundu, içeride tonlarca altın var…’’

En çok konuşulan ve gerçekliğine inanılan komplo teorisi bu teori. Bölge sakinlerinin anlattıklarına göre bölgede bir yer altı şehri keşfedildi. Şehrin girişine birkaç ayda ulaşan ekipler kayda değer bir şey bulamadı. İlerleyen kazı çalışması büyük bir altın deposuna ulaşınca bölgede olağanüstü koruma önlemleri alındı ve bulunan altınlar güvenli bir şekilde geceleri siyah çantalar ile bölgeden sevk ediliyor.

İkinci komplo teorisi; ‘’Bilinmeyen yabancı bir teknoloji kalıntısı bulundu…’’

Kazı ile ilgili kurulan komplo teorilerinden ikincisi ise kazıda yabancı bir teknoloji kalıntısı bulunduğu ve görevlilerin radyoaktif kıyafetlerin bunun için giydiği teorisi. Bulunan kalıntıların uzaylılara ait olabileceği ve radyasyon içerdiği konuşuluyor. Bölgede gerçekten de son zamanlarda radyoaktif hareketlenme gözlemlendi. Çekmeyen uydu yayınları, yavaş ve sürekli kopmalar olan internet bağlantısının radyoaktif etki sonucu olduğu söyleniyor.

Üçüncü ve son komplo teorisi ise inanılmaz; ‘’Kazıda Eski Ahit ve ilk İncil aranıyor…’’

İlk iki komplo teorisi kulağa abartılı geliyordu ama olabilirliği de aklımızın bir köşesine yerleşiyordu. Fakat üçüncü komplo teorisi kulağa oldukça çılgınca ve imkansıza yakın geldi. Yok artık o kadar da değil desekte, Acaba ? sorusunu sorduk. Uçuk bir teori olarak düşündüğümüz teoriyi güçlendirecek bir haber geçtiğimiz günlerde geldi. İddiaya göre Vatikan kazı ile ilgili haber almak istiyor, hatta gönderdiği ekibinde kazı çalışmalarının içinde olmasını talep ediyordu. Bu iddia üzerine ele geçirilen haritanın Eski Ahit ve ilk İncil’in yerini gösteren harita olduğu konuşulmaya başladı.

Gelişmeler üzerine daha önce de kazı alanına girişine izin verilmeyen milletvekili Aytuğ Atıcı bir açıklama yaptı. Yaptığı açıklama aynen şöyle; Ben oraya arkeolog götüremiyorum. Arkeoloji Derneği’ni aradım, birçok arkeolog var. ‘Ben hekimim, oraya girsem de anlamam. Siz de gelin’ dedim. Ama arkeologlar korkudan giremiyorlar. İşin uzmanları bunun arkeolojik kazı olmadığını söylüyorlar. Orası bir define yeri, yani devlet define arıyor. İlk gittiğimde avluya aldılar. Ne göreyim ben, mağara ağzı gibi 4 delik var. ‘Vallahi de billahi de bir şey çıkmadı’ dediler. O zaman niye 24 saat Özel Harekât koruyor? O gün oranın en yetkilisi benimle çadırda görüştü. Polisler onu korumak için etrafımızı uzun namlulu silahlarla sardılar, adeta etten bir duvar ördüler. ‘Nereden geliyorsunuz?’ dedim, ‘Sormayın’ dedi. Sanıyorum MİT’ten bir yetkiliydi. O kişi, olayın pek çok uluslararası bağlantısı olduğunu söyledi. ‘Bu Vatikan’la ilişkilidir. Hocam bu milli bir meseledir. İnanın burada milli bir iş yapıyoruz. Sizden ricam 10 gün sabredin’ dedi.

Bu açıklamayı da göz önünde bulundurarak yaptığımız araştırmada bahse konu olan İncil’in Hristiyanlığın yayılmasında büyük pay sahibi olan Aziz Paul’e ait olan İncil olduğunu öğrendik. Aziz Paul kendi döneminde herkesin çok korktuğu ve halkın üzerinde önemli bir etkiye sahip kişiydi. Hz. İsa ile karşılaşmasından sonra hristiyan olan ve bizzat Hz. İsa ile birlikte yazdığı incili yanına alarak hristiyanlığı yaymak üzere Anadolu’ya geldiği ve yaşamını Anadolu’da yitirdiği biliniyor. Ölümünün ardında mal varlığına ve ilk İncil’e asla ulaşılamadı ve günümüze kadar bu konuda yapılan tüm araştırmalara rağmen hiçbir ize rastlanamadı. Tüm bu gelişmeler, bilgiler ve açıklamalar göz önünde bulundurulunca üçüncü teoride uçuk bir teori olmaktan çıkıyor ve aklımızda bir köşede yerini alıyor.

Geçtiğimiz günlerde Tarsus’ta yapılan gizemli kazının sona erdiği ve kazı alanının toprakla kapatıldığı duyuruldu. Fakat kazı ile ilgili yine detaylı bir bilgi verilmedi ve sadece ‘’Değerli bir şey bulunamadı’’ açıklaması yapıldı. Anlaşılan o ki kazı ile ilgili komplo teorileri yıllarca konuşulmaya devam edecek.

Bu yazıyı beğendiyseniz lütfen paylaşın
Bizi Facebook'ta Takip Etmeyi Unutmayın
Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

error: İçerikler Telif Hakkı İle Korunmaktadır. İzin Alınmadan Kopyalanamaz, Başka Bir Yerde Paylaşılamaz !