Sağlıklı Uyku Nasıl Olmalı ?

ABD PKK/PYD’ye 100 Tır Dolusu Zırhlı Araç ve Cephane Sevk Etti

Mavi Balina (Blue Whale) Oyunundan Kurtulan Bir Genç Anlattı; ‘Söylenenleri Yapmazsam Annem Ölecekti’

Anlaşma İmzalandı. Türkiye S-400 Füzeleri İle Hava Savunmasını Güçlendiriyor

Mayalar Yanılmadı 21 Aralık 2012 Doğruydu ve Biz Yanlış Yorumladık !

İLGİNÇ BİLGİLER 6 Eylül 2017
632.057 views

Arkeolojik bir kazıda bulunan maya takvimlerinden bir tanesi zaman olarak 5 yıl önce yani 21 Aralık 2012 günü sona eriyordu. Uzun araştırma ve çalışmaların sonucunda neredeyse tüm arkeologlar ve bilim insanları aynı kanıya varmış ve takvimin 21 Aralık 2012 tarihinde sona erdiğini, bu durumun da maya inanışında kıyamet günü olarak değerlendirildiğini açıklamıştı. Belirtilen tarihten aylar önce yapılan bu açıklamadan sonra neredeyse tüm dünyada 21 Aralık’ta kıyamet kopacak görüşü hakim olmuş, hatta bir rivayete göre olası kıyamet senaryosunda Şirince köyünde bulunanlar kurtulacak diye belirtilmişti. Kıyametin kopma sebebi olarak her ne kadar da NASA‘nın böyle bir şey yok paniğe kapılmayın uyarıları yayınlansa da dünyaya çarpacak olan büyük bir gök taşı olduğu söylentileri hızla yayılıyordu.

Tüm bu gelişmeler ışığında adım adım takvimler 21 Aralık 2012’yi gösterdi. Fakat konuşulduğu gibi dünyaya ne bir göktaşı çarptı nede başka bir doğal afet yada büyük felaket oldu. Belirtilen tarihin ertesi gününde herkes aynı şeyi söylüyordu; ”Mayalar yanıldı…”  Ama binlerce arkeolog ve dil bilimciye göre mayalar yanılmamıştı !!!

Dünya’nın en iyi dil bilimcileri ve arkeologları yıllardır bir şey üzerinde çalışıyorlardı ve bu çalışma insanlık tarihi için çok ama çok önemli olan Sümer Tabletleri idi. Toplamda 22 binin üzerinde ve 6000 yıllık olan Sümer tabletleri ilk olarak 1849 yılında Irak’ta İngiliz arkeolog Austin Henry Layard tarafından keşfedildi. Keşfin ardından yüzlerce arkeolog ve dil bilimci büyük devletlerin desteğini de arkasına alarak tabletler üzerinde yoğun bir çalışma başlattı. Yaklaşık 150 yıl süren ve binlerce arkeolog ve dil bilimcinin çalışmalarının ardından alfabe çözüldü ve günümüz diline çevrildi. 1976 yılında Zecharia Sitchin tam otuz yılını vererek hazırladığı ilk “Sümer Tabletleri Çevirileri”ni bir kitap halinde yayımladı. Daha sonra farklı dil bilimciler de çevirilerini yayımladılar. Zecharia’nın çevirisi ile diğerlerininki arasında küçük farklılıklar bulunmakla beraber genel olarak hikaye aynıydı.

Alfabesi çözümlenen ve çevirisi tamamlanan Sümer Tabletleri’ne göre insanoğlu, güneş sisteminin dışında bulunan gezegen olan Nibiru’dan Dünya’ya gelen uygar halk tarafından genetik mühendislikle kendi soyları ve maymunların kırmasından oluşturulmuştu. (İnsanın yaratılışı ile ilgili tabletin linki incelemek isteyenler için yazının sonunda verilmiştir) Yine tabletlerde yer alan bilgilerin içerisinde 4 kutsal kitapta da anlatılan; Adem ile Havva yasak meyve hikayesi, Habil ile Kabil hikayesi, Nuh tufanı, Dünya’nın yedi günde yaratılması, İbrahim peygamber hikayeleri ve erkeklerde sünnet gibi çok sayıda hikaye bulunmakta. Tabletlerde anlatılan bu yaradılış hikayesi bilim insanlarını ikiye böldü. Kimileri insanların bir Tanrı tarafından yaratıldığını ve bunun sorgulanmaması gerektiğini, kimileri ise bu bilgilerin doğru olduğunu evrim teorisinin de bu tabletlerde anlatılanlar ile bağdaştığını savundu. Fakat hem fikir oldukları bir konu vardı. En eski kutsal kitap olan Tevrat’tan bile 3000 yıl önce yazılmış olan Sümer Tabletleri’nde tüm kutsal kitaplarda yer alan hikayelerin detayları ile anlatılmış olması oldukça ilginçti. (Bu bilgi parantez içinde burada aklımızın bir köşesinde bulunsun. Sümer Tabletleri’nin çözülerek yayınlanan anlamlarını yazının sonunda link vererek paylaşacağız.)

Yukarıdakilerin 21 Aralık ve Mayalar ile ne ilgisi var diye düşüneceksiniz. Aslında çok ilgisi var, çünkü yukarıdaki bilgileri aktarmadan 21 Aralık’ta biten takvimi anlatmamız mümkün değildi.

Mayalar’dan kalan arkeolojik bilgiler Mayalar’ın o zamanlarda astronomi ve uzay bilimleri alanında çok ileri bilgilere sahip olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Hatta öyleki güneş sistemimizdeki tüm gezegenleri o zamanlarda gözlemlemişler, bir güneş sistemi haritası çıkarmışlar ve ilginçtirki gezegenlerin büyüklüklerini bile hesaplayabilmişlerdir. Hatta daha da ileri giderek güneş sistemimizde olmayan fakat belirli döngülerde güneş sistemimizin içinden geçen bir gezegeni keşfetmişler ve o gezegen hakkında oldukça ilginç bilgiler yazmışlardır.

Mayalar’ın güneş sistemi notlarına göre sistem dışından gelen bir gezegen güneş sisteminden geçerken bazı gezegenlerin yörüngesini bozmuş, yakın komşumuz olan gezegen olan Mars’ın da atmosferini yok etmişti. ( 6000 yıl önce yazılan Sümer tabletlerinde bu konudan açıkça bahsedilmiştir. Geçtiğimiz yıllarda NASA tarafından Mars’a gönderilen insansız aracın verilerine göre de çok eski zamanlarda Mars’ta atmosfer olduğu ve belirlenemeyen bir sebepten aniden yok olduğu bilgisine ulaşılmıştır.).

Güneş sistemimizin dışından gelen bu gezegene Sümerler Nibiru adını vermiştir. Astronomi alanında oldukça iyi olan Mayalar’da bu gezegeni gözlemleyerek not tutmuştur. Birbirinden çok uzak bölgelerde yaşamış olan ve aralarında neredeyse 3000 yıl olan iki medeniyetin verdiği bilgiler neredeyse birbirinin aynısıdır. Mayalar üstün astronomi bilgisi ile bir yılın 365 gün olduğunu hesaplamışlar, bir seneyi de 12 ay olarak belirlemişlerdir. Takvimlerini de bu zaman döngüsüne göre hazırlamış oldukları görülmektedir. Hazırladıkları takvim binlerce yıl hiç sapma olmadan doğru göstermiş ve 21 Aralık 2012 tarihine kadar gün ay ve yıl bilgisini doğru olarak aktarmıştır. Gök bilimciler, arkeologlar ve dil bilimciler yıllar boyu takvimin neden 21 Aralık günü bittiğini araştırdılar. Bu durumu yıllarca kıyamet senaryosu olarak yorumladılar fakat durum aslında öyle değildi.

Bunun farkına bir kaç yıl önce varıldı. Düzenli döngü içinde güneş sistemimize giren Nibiru gezegeni binlerce yıl önce güneş sistemimizde büyük değişiklikler yaparak sistemimizi terk etmişti. Gezegenin izlediği düzenli döngü tam olarak 3600 yıl idi. Bu sonuca ulaşan ve bir takvim hazırlayan Mayalar yaşadıkları tarihten ileri hesaplayarak gezegenin güneş sistemine tekrar gireceği günü 21 Aralık 2012 olarak saptamışlar ve takvimi o tarihte aniden sonlandırmışlardı. Bu durum onlar için aslında bir kıyamet değil insanlık için yeni bir yaşam döngüsünün başlangıcı idi. Çünkü Nibiru Gezegeni en son güneş sistemine girdiğinde gezegenler ile iletişime geçmiş ve insan ırkını yaratmış, yarattığı insan ırkını Dünya’da bulunan ve Nibiru gezegeninin atmosferi için önemli olan altını çıkartmakta kullanmıştı. O çağlardan bu yana altın insan ırkı için çok değerlidir. Hiç düşündünüz mü Dünya’da metal maden varken neden sadece altın..? (Bu bilgi ”Sümer Tabletleri Yaradılış” bölümünde detaylı olarak anlatılmıştır. Tabletin linki yazının sonunda paylaşılmıştır)

İşin ilginci ise NASA 2012 yılı sonunda güneş sisteminin dış çemberinde bir nesne keşfetmiş ve yakın gezegenlerin yörünge sapmalarını da hesaplayarak bahse konu nesnenin yeni bir gezegen olduğunu açıklamış ve gezegenin adını ise X Planet olarak adlandırmıştır. Bu X Planet gezegeni Sümer ve Maya tabletlerinde belirtilen Nibiru gezegenidir ve güneş sistemimize tam olarak 21 Aralık 2012 günü giriş yapmıştır. Yani Mayalar yanılmamıştı, bekledikleri bir kıyamet yada göktaşı değil Nibiru gezegeni idi. Nibiru güneş sistemine girince döngü sıfırlanacak ve güneş sistemi yakın zamanda büyük bir değişime uğrayacaktı.

Tam Mayaların belirttiği tarihte güneş sistemimize giren Nibiru gezegeni fark edildikten sonra yıllardır devletlere sesini duyuramayan yada söyledikleri çok uçuk teoriler diye aldırış edilmeyen arkeologlar ve dil bilimciler haklı olduklarını ispatlamış oldu. Hemen harekete geçen NASA ve Amerika elde bulunan tüm bilgileri topladı ve bir değerlendirme yaptı. Yapılan değerlendirmenin ardından ilk iş olarak Irak işgali sırasında karargah kurduğu Nasırıye şehrindeki Sümer Zugatı’nı kontrol altına aldı ve çok güçlü ve özellikli X-Ray cihazları ile çalışmalar başlattı. Nasıriye şehri İbrahim peygamberin yaşadığı ve tüm tek tanrılı dinlerin başladığı şehir olan eski Ur şehridir. Bölgeye özel birlikler sevkedildi ve halen yapılan araştırmalar ile ilgili kimseye geniş kapsamlı bilgi verilmemekte.

Dahası var… 2012 yılının ortalarında Suriye’nin Şam kenti yakınlarında antik bir kent ortaya çıkarıldı. Suriye Stonhenge… Suriye Stonhenge olarak adlandırılan yapının tarihi 10.000 yıl öncesine kadar gidiyor. Sümerlerin Ur kenti ile yaklaşık aynı yaştalar. Muhtemelen aynı yıllarda bölgeye yerleşilmiş. Suriye’de çıkan savaştan sonra bölgeye Rus askerleri geldi ve Rusya şehri ve bölgeyi kontrol altına aldı. Halen bölgeye giriş çıkış yasaktır ve bölgedeki halk tamamen tahliye edilmiştir. Suriye’deki bu şehir Şam’ın Bakha Köyüne yakın bir yer. Bu bölgede daha önce Rusya’ya ait bir uçak bilinmeyen sebeple düştü. Uçağı muhaliflerin düşürdüğü söylendi fakat muhaliflerin elinde böyle bir imkanın olmadığını daha sonra Rus yetkililer de kabul etti ve olayın üstü hemen kapatıldı.

Ve son olarak karşımıza yine aynı düzende yapılmış çok eski bir tapınak olan, 1995 yılından bu yana araştırılan fakat bir kaç yıl önce aniden dikkatleri üzerine çeken Göbeklitepe Şehri çıkıyor. Diğer iki şehirdeki tapınaktan daha eski fakat yapı olarak aynı özelliklerde olan Göbeklitepe Şehri insanlığa ait bulunan en eski tapınak ünvanını aldı. Şimdi bölgede bulunan üç benzer şehri haritada işaretlediğimiz zaman karşımıza bu üçgen çıkıyor. Üstelik bu üçgen yüzyıllardır buradaydı ve farketmemiştik. Tesadüfen (!) hepsi de X Planet gezegeni gözlendikten sonra araştırılmaya başlandı ve ortaya çıkarıldı.

Yani karşımıza; hem Sümer hem Maya tabletlerinde bulunan ve tüm dinlerde anlatılan, ilk insanların yaşamaya başladığı bölge olan ve medeniyetin beşiği olarak adlandırılan Mezopotamya çıkıyor ! 

Üstelik bu üçgen içerisinde kalan Mezopotamya her iki medeniyete ait olan tabletlerde de Nibiru’da yaşayan Anunnaki ırkının Dünya ile temas ettiği ve tekrar geldiğinde temas edeceği bölge olarak bildiriliyor.

NOT: Bu yazılanlar şuanda bilim insanlarının üzerinde tartıştığı bir teoridir. Yani kesinliği ispatlanmış bilgiler değildir.

Bu İçerikler de İlginizi Çekebilir !

6000 yıllık Sümer Tabletleri insanın yaratılışı bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.

Tabletlerin tamamını okumak isteyenler için 

Tablet 1  Tablet 2  Tablet 3  Tablet 4  

Tablet 5   Tablet 6   Tablet 7   Tablet 8  

Tablet 9   Tablet 10  Tablet 11   Tablet 12  

Tablet 13   Tablet 14

 

Bizi Facebook'ta Takip Etmeyi Unutmayın
Yorumlar

Yazıya 24 yorum yapılmış.

Joshkun 7 Eylül 2017

Şöyle bir düzeltme yapayım, Maldek gezeni ile Mars çok uzun yıllar önce savaştılar. Her iki gezegende de akıllı yaşam vardı. Savaş sonunda Maldek gezeni yok oldu ve parçaları şu anki güneş sistemi etrafında bulunan astroit belt’i oluşturdu. Mars ise tamamen nükler saldırı ile atmosfori yok oldu gezegende hayat kalmadı. Maldek ve Mars taki canlılar dünyaya transfer edildiler daha üst bir güç tarafından. Kaynak: Ra Material.

Evren özdemir 8 Eylül 2017

Bir yere kadar güzel gitti yazı. Sonlara doğru biraz fazla fantastiklesti gibi. Güzel film senaryosu çıkar bu ve benzeri yazılar toparlanıp bir akış sağlansa. Beğendim ben yazıyı. Emek verenin ellerine sağlık.

emre 8 Eylül 2017

Maya, Sümer uygarlığı her zaman ilgimi çekmiştir.

selim cengiz atabek 8 Eylül 2017

Bende düşünüyordum. Orta doğuda petrol tükeniyor. Bu amerikalılar burada niye yerleşti ortadoguyu niye bosaltiyorlar diye hatta yazarın yazdığı gibi ayni düşünceleri paylaştığım yazılarim var.

Star dust 8 Eylül 2017

Güzel içerik fena değil de, şu “ki”leri doğru yazın yahu.

bisosyo 8 Eylül 2017

Merhabalar. Değerli yorumunuz için teşekkür ederiz. Uyarınız üzere yazıda bulunan ”ki” eklerinin kullanımı düzeltilmiştir. Teşekkürler.

Aleko mençero 10 Eylül 2017

Daşa değilde kağıda yazsalarmış fena olmazdı hani uçan araba var kağıt yok biz alışık değiliz hocam. Ama yine de heyecanla okuyorum 😆

Hayri TELORMAN 10 Eylül 2017

Öğrendikçe ne kadar az şey bildiğimiz ortaya çıkıyor. Ufuk genişledikçe biz küçülüyoruz…

Pars 10 Eylül 2017

Funtazi

genco 10 Eylül 2017

Marduk gezegenindeki savaş iyiler ve kötüler arasındaydı. ve kötüler kazandı. (ismini hatırlamıyorum) gezegenden kaçan iyiler dünya yerleştiler ve canlı çeşitliliğinden yeni bir melez tür ortaya çıkaracaklarını fark ettiler. maymunlar üzerindeki çalışmalarından yeni bir insansı maymun çıktı. Bir damla sudan (meni) yarattık sizleri.

Bir arkadaşım bir kitap yazdı bununla ilgili ama korkusundan yayınlayamadı bende hatırladığım kaba taslağı burada yazdım.

Kösal KÖK 10 Eylül 2017

değerli arkadaşlar, “Kasyopya Celseleri” adlı döküman, medyumik celseleri içerir ve bilinmeyen dünya tarihi ile ilgili ilginç bilgiler içerir. dökümanı nette bulabilirsiniz, tavsiye ederim.

Vovvv 10 Eylül 2017

Merak ettim bu Niburu gezegeninin yörüngesi hangi gök cismiyle bağlantılı? Neyin etrafında dönüyor bu gezegen?

casper meek 11 Eylül 2017

bu yazı maya takviminin bitişini anlatıyorsa bir anda Sümerlere girilmesi, bilgileri karman çorman etmiş. Sümerlerin yazdıklarından Mayalar takvimi bitirmeye mi karar veriyor??? yazıyı yetkin bulmadım

mayalı 11 Eylül 2017

Aleko kağıda yazılsaydı kalmazdı.. teknolojileri o kadar ileriymişki kalemle kağıdı icat etmek akıllarina gelmemiş.. güzel bir hikaye iyi bir film çıkar…

Sehap garan 11 Eylül 2017

Zecharia Sitchin in 12.Gezegen kitabında detaylı olarak hepsi açıklanıyor. Seneler önce yayınlandığında epey konuşuldu sonra ilgi kayboldu… Aslında Sümer tabletlerinin hepsi çözülmemişti o kitabı azdığında belki şimdi yeni bilgiler vardır ellerinde. Hemen zırva sınıfına sokmadan diğer kaynakları da okumakta yarar var. Teşekkürler özet için.

Osman Damar 11 Eylül 2017

İlgimi çeken bir konu. Çeşitli kitaplar okudum bu konularda. İnanıyorum ki ilerki yıllarda yapılan araştırma ve çalışmalar çok ilginç sonuçlar doğuracaktır. Çalışmaları yapanların ve yazanların bileğine kuvvet. İlgi ile bekliyeceğim.

Selçuk önalp 12 Eylül 2017

Taş bitti…

yusuf yağır 12 Eylül 2017

bencede hala yaşıyorlar marduk yaşıyor ….not önemli….sizce fiavunlar neden mumyalandılar niburu gezegeni geçişinde 3600 yılda bir..canlandırmaları için mi……toth kimin çocuğu bunlar yarı tanrıydılar….annunakilerin dünyada doğan çocukları.. ve anunakiler.kızkardeşleri ile evlenebiliyorlardı….aynı firaunlar da kardeşleri ile evlenebiliyorlar….ister inanın inanmayın .günümüzde bile mısırlı kadın kocasına kardeşim diyebiliyor..filimlerinde bizzat şahit oldum…hoş geldin niburu …meksika depremi bile dünyanın exsenini kaydırdı…by by dünyalılar

Alp Varılsüha 13 Eylül 2017

Fantastik bir senaryo olmuş.

Ersin Sancak 13 Eylül 2017

Güzel yazılmış bir masal.

bilge 13 Eylül 2017

Peki Nibirulular tam olarak ne zaman dünyamıza teşrif edecekler?

Serap tumayer aras 15 Eylül 2017

70 yaşında hayat öğrencisiyim, bilgilere Teşekkürler. Öğrenmeye devam…

Hulya Ciltas 16 Eylül 2017

Yüce Yaratıcı Güce ŞÜKRANLARIMI sunuyorum; Sizler sayesinde, bünyemde IŞIĞA, zihnimde “genişlemeye”, gönlümde de “şefkat” duygumun “saflaşmasına” ŞİFA Sağlayan bu BİLGİ için!.. ONUR duydum!!! 😘😍💕🦄❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️

havaalanı oto kiralama 16 Eylül 2017

Bence bu da tutmayacak, adamların bu takvimi nasıl yaptığını bulmamız lazım önce. Adamların helikopter pisti gibi bölgeleri var, sırlarını çözemeden tam tarihi bulmak çok zor.

error: İçerikler Telif Hakkı İle Korunmaktadır. İzin Alınmadan Kopyalanamaz, Başka Bir Yerde Paylaşılamaz !