The Great Heist: Sanal soygun oyunu!

Peyzaj Nedir? Peyzaj Nasıl yapılır?

Cumhurbaşkanı Talimat Verdi, Cam Filmi Yasağı Kalkıyor mu ?

Esrarengiz Tarsus Kazısı İle İlgili Bilinmeyen Gerçekler ve Görgü Tanıklarının Anlattıkları

Titanik Kazasını Kazadan 14 Yıl Önce Romanında Anlatan Yazar; Morgan Robertson ve İnanılmaz Gerçekler

İLGİNÇ BİLGİLER 31 Ocak 2017
632 views

Asla batmaz denen bir geminin trajik hikayesi tüm Dünya’yı derinden sarstı. Bu hikayenin baş kahramanı Titanik isimli gemi ve kazada can veren yolcuları idi. Fakat kazanın trajik bir facia olmasının yanında olaydan çok daha sonra ortaya çıkan ilginç bir gerçek vardı. Morgan Robertson’un kaleme aldığı ”Titan Kazası” isimli roman.

1861 yılında doğan Robertson gençliğini denizcilik yaparak geçirdi. Fakat bu sektörde daha fazla kalmadı ve elmas eksperi oldu. Bu sırada okuduğu bir roman hayatını değiştirecekti. Okuduğu romandan ilham alarak yazar olmaya karar verdi ve kısa hikayeler  yazmaya başladı. Yazmak keyifli geliyordu ilk hikayesinden sonra çıkardığı romandan 25 dolar kazandı. Daha sonra ikinci romanını yazdı ve bu romandan 1000 dolar kazandı. Daha fazla kazanmak ve popüler olmak istiyordu. Bunun için bir roman yazacaktı, fakat bu roman diğerlerinden farklı olacaktı. Bir akşam oturdu ve romanı yazmaya başladı. Romanın adı ”Titan Kazası’ idi. O akşam yazacağı roman ile bilmeyerek büyük bir kehaneti haber vermekte idi.

Titan kazası romanında bir gemi hayal etmişti. İngiltere’ye gitmek için Amerika’dan hareket eden, içinde soyluların ve zenginlerin bulunduğu, tarihin gördüğü en büyük ve gösterişli gemi olacaktı. Fakat bu büyük ve gösterişli gemi asla İngiltere’ye ulaşamayacaktı. Gemi dondurucu ve karanlık bir gecede buz dağına çarpacak ve yolcuları ile birlikte okyanusun derinliklerine batacaktı.

Büyük kehanet bununla da sınırlı değildi. Geminin kalkış limanından varış limanına, buz dağına çarptığı bölgeden içinde ki yolcu sayısına kadar her şey kazadan 14 yıl önce yazılmış romanda anlatılmıştı. Şimdi sizlere Titan Kazası romanından bir kesit sunacağız;

“Gözcü haykırdı; ´buzdağı! Birinci subay, kaptana haber verdi ve derhal makine dairesine tornistan yani geri git emri verildi. Fakat dev gemi durmuyordu, hızını kesmesi için zaman lazımdı ve sisler arasında görünen buzdağı yaklaşıyordu. Aşağıdan ise orkestranın ve eğlenen insanların sesleri duyuluyordu. Sonra buzdağı gemiye ulaştı, bu arada gemi ters çalışan pervanelerin gayretiyle yan dönmüştü ama yetersizdi ve kaptanla yardımcılarının çaresiz bakışları arasında buzdağı Titan´ın sancak tarafına çarptı. Darbe hafifti hatta pek hissedilmedi, kaptan o anda ucuz atlattık diye düşünüyordu. Ama birkaç dakika sonra gemi birden yan yattı, buzdağı asıl yarayı su kesiminin altında açmıştı, yara öldürücüydü çünkü uğursuz buzdağı Titan´ın bordasını jilet gibi keserek, parçalamıştı.”

  • Buz dağına çarpma anı romanda böyle anlatılmıştı. İlginç olan şu ki kazada aynen romanda anlatıldığı gibi olmuştu. Üstelik benzerlikler sadece bu satırlarla sınırlı da değildi. İşte bu benzerliklerin bir kaçı daha;
  • Robertson´un romanındaki Titan adlı gemi Southampton limanından yola çıkıyordu ve 14 yıl sonra Titanik de aynı limandan yola çıktı.
  • Romandaki gemi ile, Titanik arasında sadece 4 metre fark vardı. Titan 248 metre, Titanik 252 metreydi.
  • İki geminin ağırlıkları da çok yakındı. Robertson romanında Titan´ı 70.000 ton ağırlığında yazmıştı; Gerçek Titanik ise 66.000 tondu.
  • Her iki geminin de üç pervanesi vardı ve her ikisi de 3000’er yolcu taşıyorlardı. Gerek romandaki hayali Titan´a gerekse de gerçek Titanik´e Avrupa´ nın sayılı zenginleri ve ünlü aileleri binmişlerdi.
  • Robertson´un romanındaki dev Titan, New Foundland yakınında; Kuzey Atlantik´ de bir buzdağına çarparak battı ve işte inanılmaz ama gerçek; Talihsiz Titanik de 14 yıl sonra aynı koordinatta, aynen romandaki benzeri gibi bir buzdağına çarparak okyanusa gömüldü.
  • Her iki gemide de; yeterince cankurtan filikası yoktu; Robertson romanındaki gemide 24 filika bulunduğunu yazıyordu; Titanik´de ise 22 filika vardı ve bu yüzden can kaybı büyük oldu.
  • Gerçek kazanın sonucunda 1513 yolcu boğularak öldü ve kayboldu. Aynen 14 yıl önceki romanda yazıldığı gibi… Robertson´un romanındaki Titan´da ise 1500 kişi ölüyordu. Her iki gemi de 3000 kişilikti ve Titanik´e 2224 kişi binmişti.

Robertson’un büyük umutlarla yazdığı bu roman ilgi görmedi. Bu roman için büyük bir emek harcayan Robertson bunalıma girdi ve bir hastanede tedavi gördü. Tedavisinin ardından bir otel odasında kalp krizi geçirerek hayata veda etti.

Bu yazdığı roman ve kehanete vefatından çok sonra 1980 yılında Titanik ile ilgili araştırma yapan ekip ulaştı. O tarihlerde neredeyse hiç satılmayan romanı artık çok değerli bir eser haline gelmişti fakat Robertson bu başarısını asla göremedi.

 

Bu yazıyı beğendiyseniz lütfen paylaşın
Bizi Facebook'ta Takip Etmeyi Unutmayın
Yorumlar

1 Trackbacks/Pingbacks

  1. Pingback: Belgesel Tutkunları İçin National Geographic İmzalı 5 Süper Belgesel – bisosyo-Sosyal İçerik Platformu on 7 Şubat 2017

error: İçerikler Telif Hakkı İle Korunmaktadır. İzin Alınmadan Kopyalanamaz, Başka Bir Yerde Paylaşılamaz !