Kahve Beynimize Ne Yapar?

1 Dakikada okuyabilirsiniz


1
3 , 1 puan

Kimileri sabahları kahvaltı dahi etmeden uyanabilmek için, kimileri gün içerisinde daha aktif ve enerjik hissetmek için kimileri ise kendilerini ”bağımlı” olarak tabir ettikleri için gün içerisinde bir çok defa kahve tüketiyorlar. Peki gerçekten kahve bağımlılık yapıyor mu?

Kahve Beyni Nasıl Etkiler?

Bu konu üzerinde bilim adamları hala araştırma ve deneyler yapmakta ama bu güne kadar gelinen sonuçlar bizlere yine de ''demek böyleymiş'' dedirtecek cinsten.

Kahvenin içinde kafein olduğunu ve kafeinin beyne direk etki ettiğini çoğu kişi biliyordur. Kafein uyarıcı bir maddedir ve bizlere enerji, konsantrasyon, odak, uyanıklık sağlıyor. Merkezi sinir sistemimizde bulunan uyku uyanıklık döngüsünde rolü olan adenozin nörotransmitteri beyin uyanıkken birikme yapıyor. Bu adenozin de beyni yavaşlatan nörokimyasal reseptörlere bağlanıyor. Bu bağlanmayla birlikte sinir hücrelerinin aktivasyonu azalır. Damarları genişletir ve uyku halinde organlara oksijen gitmesini sağlar. Burada dikkat edeceğimiz nokta adenozin ve kafeinin birbirlerine benzer yapıda olmaları. Kafein molekülünün varlığında benzerliği sebebiyle adenozin reseptörlerine kafein bağlanır. E tam tersi olarak da kafein beyne aktiflik, enerji ve motivasyon gibi etkileri olduğundan beyin birden ateşleme etkisi gösteriyor.

Hipofiz bezi bu hareketi bir acil durum olarak algılıyor ve adrenal bezlerden “savaş ya da kaç” hormonu olan  adrenalin salınmasını sağlar. Görüldüğü gibi kafeinin vücudumuzdaki etkisinin sebebi aslında molekülün direkt etkisinden değil, adenozin molekülünün etkisini durdurmasından kaynaklanmaktadır.

Bu sebeplerle kafein tükettiğimizde ellerin titremesi, kasların kasılması, üşüme, taşikardi gibi etkiler görürüz. Kafein bizi bu şekilde uyanık tutar ve bizlere aktiflik kazandırır.

Peki ya bağımlılık?

Adenozin ve kafein moleküllerinden bahsettim sizlere. Sürekli böyle bir işleyiş olduğunu bir düşünün. Sürekli uykuyu bilerek yok ettiğinizi, sürekli enerjik hissetmeyi daha motive olmayı hepimiz isteriz. Fakat bu şekilde düzenli ve sürekli kafein tüketimi beyninizin kimyasında değişikliklere neden olur. Başta daha az kahveyle bütün gece uyanık kalabilen insanlar bir süre sonra uyanık kalmak için kahve tüketimini arttırmak zorunda kalıyorlar. Bunun sebebi uzun süreli kafein tüketiminin beyinde adenozin reseptörü sayısını arttırmasıdır. Daha fazla adenozin reseptörü olduğunda aynı etkinin sağlanması için daha fazla kafeinin adenozin reseptörüne bağlanması gerekir.Aniden kafein alımını kesmek, beyninizde adenosinin bağlanabileceği bir sürü serbest reseptör bırakır.

Bu güçlü bir yorgunluk duygusu yaratabilir ve çoğu zaman kafein tüketimini aniden kesmekten kaynaklanan kafein yoksunluğu semptomlarının ana sebebidir. Fakat kafein bağımlılığının aslında masum bir bağımlılık olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü beyinde oluşturduğu değişiklikler kısa sürelidir. Kafein tüketimi 7-12 gün kadar durdurulduğunda bağımlılık belirtileri sonlanabilmektedir. Bu süre zarfında beyin adenozin reseptörü sayısını azaltıp normal sayısına ulaştırmaktadır.

Kahve hafızayı da güçlendirir

Araştırmalar günde alınan 200 mg. kafeinin (yaklaşık 1 büyük boy Starbucks fincanına denk geliyor) uzun dönemli hafızayı güçlendirdiğini göstermiş durumda; fakat buradaki en önemli etkenlerden biri yaş grubunuz. Kafein ile ilgili yapılan araştırmalar farklı yaş dönemlerine göre değişiklik gösteriyor. Bu dönemleri bebeklik- erken çocukluk, erişkinlik ve yaşlılık olarak üçe ayırabiliriz.

Buna göre beyin gelişiminin en çok ve hızlı olduğu dönem olan bebeklik ve erken çocukluk döneminde tüketilen kafein, beyin gelişimini geciktiriyor. Çocuklarda ve gençlerde kafein tüketimi son 30 yılda %70 artmış durumda, bu oran erişkinlerde ise %90’ın üzerinde. Vücudumuza dışarıdan aldığımız yabancı maddeler, beyine ulaşmalarını engelleyen kan-beyin bariyeri denilen bir engele takılmalarına rağmen kafein bu engele takılmayıp vücudun beyin dahil tüm dokularına ulaşabiliyor. Bebeklik ve erken çocukluk dönemindeki bu sinir hücresi gelişimi direkt kafeinin etkisi olabileceği gibi, beynin kendini yeniden yapılandırdığı uyku süresini ve kalitesini bozmasıyla da ilgili olabilir.

Erişkinlerde yapılan araştırmalarda ise sonuçlar daha farklı. Kafeinin uzun dönem hafıza üzerindeki etkilerini incelemek için yapılan bir deneyde, 200 mg. kafeinin uzun dönem hafızayı iyileştirdiği gösterilmiş. Normalde çok az veya hiç kahve tüketmeyen grupla yapılan bir deneyde katılımcılara bir dizi fotoğraf gösterilmiş ve daha sonra bir gruba kafein tableti, diğer gruba ise plasebo tablet (etkinliği olmayan ilaç ) verilmiş. Ertesi gün iki gruba da bir önceki gün gösterilen fotoğraflar, bazılarına ufak eklentiler yapılarak yeniden gösterilmiş. Aradaki bu değişimleri fark edenlerin büyük bir çoğunluğunun ise kafein tüketen gruptan olduğu gözlenmiş.



Beynin benzer ama aynı olmayan iki nesneyi ayırabilmesi özelliğine “desen ayırma” (pattern separation) deniyor ve derin bellek süreçlerinden biri olarak görülüyor. Kafein tabletinin katılımcılara ilk gün fotoğraf gösteriminden hemen sonra verilmesi ise kafeinin dikkat ve uyanıklık gibi süreçler yerine sadece hafıza üzerindeki etkinliğini arttırdığını gösteriyor.



Bu içeriğe emojiler ile oy verin

Üzücü Üzücü
0
Üzücü
Beğenmedim Beğenmedim
0
Beğenmedim
Beğendim Beğendim
3
Beğendim
Komik Komik
0
Komik
Mükemmel Mükemmel
2
Mükemmel
Korkunç Korkunç
0
Korkunç
Sinir Bozucu Sinir Bozucu
0
Sinir Bozucu
iremciginiz

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: İçerikler Telif Hakkı İle Korunmaktadır. İzin Alınmadan Kopyalanamaz, Başka Bir Yerde Paylaşılamaz !
Eklenecek İçerik
Makale
Görsel yada video ile süslenmiş bir makale oluştur
Test
Bir sonuca ulaşan veya kişilik belirleyen bir test oluştur
Foto Galeri
Kısa açıklamalar ile süslenmiş bir foto galeri oluştur
Video
Video içeren içerik oluştur